kaybı mhp yaşadı !

Şu çok açık ki; referandumdan en zararlı çıkan parti milliyetçi hareket partisi oldu.

MHP ‘burada’ güçlüdür “Hayır” çıkar dediğimiz yerlerden “Evet” çıktı.

Sayın Bahçeli’nin memleketi Osmaniye bile %53 evet dedi. Bana kalırsa, MHP, “Eski -12 Eylül 1980’leri yaşamış- ülkücülerin, 12 Eylül 2010’da ne diyeceğini tahmin edemeyerek başında “Hayır” propagandası yaptı. Sonrasın da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 12 Eylül’de idam edilen ülkücülerden Mustafa Pehlivanoğlu’nun “son mektubunu” okurken ağlamasına, ardından da birçok “eski ülkücü”nün ‘Evet’ oyu vereceğini açıklamasına MHP’den sert tepki gelmişti. Bir de Anayasa ve HSYK’daki değişimlere MHP tabanının bir bölümü zaten sıcak bakıyordu. Eski ülkücüler ve MHP’nin kökeni, “Evet” diyeceklerini söyleyince de, bu kadar miting zayi olmasın, belki “Hayır” çıkar umuduyla biraz da pişmanlıkla, “Hayır” propagandalarına devam etmek zorunda kalan sayın Bahçeli, referandum sonuçlarına şok yaşadığını söylese de, eminim ki bu tahmin ettiği bir sonuçtu.

Bu konuda MHP’nin yaptığı hata, parti “tavanının”, parti  “tabanını” yok sayması olmuştur. Bu “yoksayışla” MHP’nin akıbeti, Cumhurbaşkanlığında Meclis’e giremeyen ANAP ve DYP gibi olacaktır. Bu konuda hata yapılmıştır, referandumu Yerel Seçimler hakkında bilgilendirecek (tahmin yürütülebilecek) bir seçim olarak görürsek cezası Yerel Seçimler’de de çekilecektir. Bu hususta geçmişe de bir göz atmak gerekirse, MHP’nin 2009 seçimlerinde başarılı olduğu Yozgat, Kastamonu, Çankırı gibi illerde ezici çoğunluk da ‘Evet’ oyu çıkmış olması da bu düşüncemizi desteklemektedir.

Referandum’da, “sağ” cephesindeki bazı partilere göre, en güçlü “Hayır”cılar MHP olarak görülüyordu. Bu da akıllara bazı (şu) soruları getirdi:MHP bundan sonra hep kaybeden taraf mı olacak? Bir lider, bu şekilde bir politika izlerse kim savunucusu ya da arkadan gideni olacak? Ayrıca; konuşma özü yok, hitabet yok, belagat yok, feraset de yok... Tüm “yoklar” içinde hâlâ, “MHP MHP” diyenler ne/nerede olacak mı? Yerlerinde kalacak mı?

Dahası… MHP’lilerin “Evet” diyenleri, “salak/saf” şeklinde adlandırılmalarına söyleyecek söz bulamıyor. Buna paralel olarak, ben de şunu merak ediyorum: Günün birinde MHP iktidara gelirse –ki bu gidişle imkânsız-, o zaman da, “bizi salaklar seçti” mi denilecek!..

MHP’nin yönetilemediği görülebiliyor.

Bana göre, MHP’nin başından Bahçeli gitmedikçe, MHP, kendisini yenilemediği, ülke sorunlarına yeni çözümler üretmediği sürece erimeye mahkûmdur. 2011 seçimlerinde Meclis dışında kalması da zaten, kaçınılmaz gibi görünüyor. Bu da, MHP’nin kaybı olacaktır.

Son zamanlarda sürekli CHP’ye yakın/destek söylem ve politika üretmesi de “kayıplarda olmasının” sebeplerinden biri olmuştur. Bu zaten, artık MHP’de yeni fikirler, çözüm önerileri kalmadığını, haliyle başarıdan ümit kesildiğini, artık tek amacın, “iktidardaki patiyi yererek” kazanabilmek zeminine oturtulduğunu gösteriyor. Ama, tabii ki de, böyle bir zemin başarı, gelecek de getirmez, bu bilinebiliyor.

Hiç bir proje üretmeyen, istikbalini “iktidarın başarısızlığına” bağlayan bir partinin, başarılı olması mümkün olmadığı gibi, erimeye devam etmesi de kaçınılmaz geleceği olacaktır. Bu “son”dan  MHP’yi kurtaracak “tek faktör” de, terörün devam etmesi halinde şehit cenazelerinin gelmesi –ki kim bunu isteyebilir, istenilemeyeceğine göre bunda da başarı beklenemez-, ve Kılıçdaroğlu’nun CHP seçmeninin uzak -hatta karşı- olduğu -Tunceli raporunda dâhil olmak üzere- sol siyaset geliştirmesi sebebiyle “ulusalcı tabanın” MHP ye kayması olacaktır -ki, bu durumda da zaten ortada MHP kalmayacaktır-. Bu, her iki “durum”, istenilse de MHP’ye faydası olmayacak, “kaçınılmaz son/erimekten” kurtulamayacaktır. 

Yılmaz Özdil’ de ulusalcıların beklentilerini boşa çıkardı, ondan bu konuda bir yazı bekledik, fakat beklenilen gibi olmadı- Gelmkte olan bu “son”u geciktirmek, belki yaşamamak için  MHP, “toptan bir temizlik” yapmalıdır. Çünkü, “düdük öttürüp” sıraya sokulacak seçmen artık yok. Bu sebeple önce Liderden, parti sözcüsünden başlamalı, çünkü, Oktay Vural gibilerle vatandaşı ikna etmesi artık mümkün değil.

Tabii ki ülkemizin MHP’ye de ihtiyacı var, fakat, “temizliğe” başlayacaklarına, “Eski ülkücüleri” anlamayı deneyeceklerine, şimdi de “erken seçim” davuluna vuruyorlar!.. Ne kazanacaklarsa!..

MHP’liler, “içimizde kazanmak istemeyenler mi var” sorusunu sormalılar… Hemen başlamalılar… Bence…

Referandum sonucunun ülkemiz için “hayırlı” olmasını temenni ediyorum. Ama bu “hayır”, kinayeli bir “hayır” değil. Bildiğiniz “hayr” kökünden gelenden… Referandum sonucu milletimiz için ‘hayr’lısı olsun.

Esra KILIÇ

esrakilickirklareli@gmail.com

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !