sus-a-mak

Sus-a-mak

Şurup kızıllığında bir akşamüstü seyrediyorum.

Denizlerin çocukları zıplayarak geçiyorlar gölgemin üzerinden

Bana yansımalarına bakıp 60 yaşında nasıl bir çocuk olabileceğimi düşünüyorum.

Ben yaşlanıyor muyum?

Yaşlı bir insan mı oluyorum?

Ya da, Sorun yaşlı olmak mı, yoksa insan olmak mı?

Onu da bilmiyorum.

 

Bir tespih geliyor ince parmaklarımın arasına

 

“Otuz üç kez çek beni” diyor usulca…

Çekiyorum işte

Subhanallah!

 

Tekrar çocuklarda, genç-ihtiyar bakışlarım,

 

Sonra kulağımda bir fısıltı,

“Oysa her çocuk bir umuttu…”

 

Bu tepenin göz pınarlarında oturup yüreğimin coşkusunu dinlemeyeli epey zaman olmuştu

 

Epey zaman olmuştu…

Bir boncuk daha katılırken çekilmişlerin arasına,

Söylüyorum 33 kez

Epey zaman olmuştu

Epey zaman olmuştu…

 

Gel çocuk, göğsümdeki iniltiyi dindirelim.

 

Baksana hep aynı tekrar,

33 kez

33 kez…

 

Ve geliyor çocuk.

 

“sen büyürken ben küçülsem” diyorum

Senin uzun ömrün benim uzun geçmişimi silse, temizlese…

Apak olsak birlikte.

Yoksa kirletir miyim seni de?

Gerçekten alabilir misin beni kıskançlığın kıskacından?

Geleceğin ışık ışık gençlik yağdırır mı saçlarıma?

Keşke’ lerim yalpalar mı senin kat edeceğin yollarda?

Hakk’a yaklaşır mıyız biraz daha, biraz daha…

Bizde çoğullaşır mıyız yüce Yaradan’ın kitabında?

 

Ve bana bir hak verir mi o Hak?

 

Eğer verirse doğmamış bebeklerime annelerini değiştirme hakkını vermesini isteyeceğim ben.

 

Sen büyürken hep tekrarlayacağım bu isteğimi

 

Belki dem bu demdir

Dem sen büyürkendir…

 

Konuşsana çocuğum.

 

Susmam gerekiyor artık benim.

Rolüm böyle, repliğimde susmaklar var bu bölümde.

Konuşmaya bu kadar susamış birine neden susamak değil “susmak zamanı” derler bilmem.

Sus-a-mak zamanı…

Sus-a-mak zamanı…

Haydi, 33 kez…

 

Susmak bir çocuk için ne ifade eder?

 

Yaramazlık yapmamak mıdır sessizlik?

Sahi, yaramazlık leke oluşturur mu senin geçmişinde?

Oluşturursa, sakın konuşma!

 

Beni de yalan söylemek zorunda bırakma.

 

“yok, amcası her zaman konuşmaz böyle, bakmayın şimdi konuştuğuna”

Türünden palavraları hiç sevmem.

Sevgilerin yalanlarını silmekten bıkmışım,

Bir yalancı daha yetiştiremem.

 

Sen görünüşünün iki katı daha yaşlı bir annenin çocuğu olmaya hazır mısın?

 

Yoksa sende Hak’tan bir hak isteyip beni değiştirmeyi mi tercih edeceksin?

 

Ah solgun yüzüm…

 

Değiştirilme sebebi sen misin?

Solgun yüzüm…

Solgun yüzüm…

33 kez

Solgun yüzüm…

Seni çok özledim eski çocuksu yüzüm.

 

Çocukluğuma bir tren kalkar mı istasyonlardan?

 

Kalkmıyorsa ölmek istiyorum.

Bu diyardan Ölüm ekspresiyle gitmek…

Benimki nörokimyasal bir düzenek.

 

Gel çocuk, öldürmeyelim beni,

 

Geçmişimi mühürle geleceğine…

 

33 kez,

 

İnandır beni tekrar seveceğime…

Tekrar seveceğime…

Tekrar seveceğime…

 

 - esra -

 

Esra KILIÇ

 

 esrakilickirklareli@gmail.com

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !